Kayıtlar

ANKARA ROMA ÖREN YERİ

Resim
Roma İmparatoru Caracalla ‘nın milattan sonra 212-217 yıllarında Sağlık Tanrısı Asklepion adına yaptırdığı Roma Hamamı, başkentin önemli kültür hazinesi olarak öne çıkmaktadır. Ankara'nın tarihi merkezlerinden Ulus'ta yer alan Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri, Roma İmparatorluğu döneminde yapılan en büyük hamamlardan biri olma özelliği taşıyor. Ulus Meydanından Yıldırım Beyazıt Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, Ulus'tan itibaren yaklaşık 400 metre uzaklıkta, yolun batısında, caddeden 2,5 metre kadar yükseklikte yer almaktadır. Ulus meydanından kuzeye giden Çankırı Caddesi'nin solunda bulunan Roma Hamamı Ankaralıların dikkatini çekmemiştir. Benim de çekmemişti. Hacıbayram tepesi ve Ogüst Mabedini araştırırken varlığının farkına vardım. Yaklaşık 65.000 m2’lik bir alanı kapsayan Ankara Roma Hamamı ören yeri, 1997-2001 arasında yapılan çalışmalarla açık hava müzesi görünümüne kavuşturulmuştur. Ören yerinde bulunan yaklaşık 1000 adet taş e...

ANKARA CUMHURİYET MÜZESİ

Resim
Türkiye, bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen ve evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkların cennetinde yer almaktadır. Kadim tarihi, kültürel kodları, coğrafi araştırmaları ve uzantılarıyla tüm dünya için oldukça kıymetli bir ülke özelliğine sahiptir. Atatürk Devrimlerine tanıklık eden, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda 2. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası olarak hizmet veren müzedir Cumhuriyet Müzesi. Atatürk ilke ve devrimlerinin doğuşuna ve çok partili sisteme tanıklık edişiyle cumhuriyet gençliğine adandı. Bu anıtsal yapı “Birinci Ulusal Mimarlık Akımı” öncülerinden mimar Vedat Tek tarafından, 1923’te Cumhuriyet Halk Partisi binası olarak inşa edilmişti. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının meclise yetersiz gelmesi nedeniyle Atatürk’ün talimatıyla meclis binası olarak düzenlendi. 18 Ekim 1924’ten itibaren de meclis binası olarak hizmet vermeye başladı. Meclis olarak kullanıldığı dönemde cumhuriyetin gelişimine, çağdaş yasaların çık...

ANKARA RESİM VE HEYKEL MÜZESİ

Resim
Ankara Etnografya Müzesi’ni gezdikten sonra, yanı başında bulunan Resim ve Heykel Müzesi’ne girmemek ve  gezmemek olmazdı. Ankara’daki müzeleri gezip, görmekten büyük keyif alıyorum. Bu kez Resim Heykel Müzesi’ne giriyorum. Yalnız müzeyi oluşturan yapıyı görmek için bile gitmeye değer diye düşünüyorum. Öyle ki; Ankara Resim Heykel Müzesi gündüz vakti içindekileri, gece vakti de ışıklandırılmış siluetini görmek için gitmeye değer bir binaya sahiptir.  Görkemli bir girişi bulunan müzenin kısa tarihçesi ve kuruluşuna da bakalım. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin içinde yer aldığı yapı, Namazgâh Tepesi’nde Yüksek Mimar-Mühendis Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından inşa edilmiştir. “I. Ulusal Mimarlık Dönemi ”nin en güzel örneklerinden olan yapı Türk Ocakları merkez binası olarak projelendirilmiştir. Atatürk’ün emirleri ile 1926 yılında Türk Ocağı merkez binası için bir proje yarışması açıldı. Namazgâh Tepesi’ndeki Etnografya Müzesi’ni yapan Mimar A. Hikmet ...

ANKARA ETNOGRAFYA MÜZESİ

Resim
Ankara Etnografya Müzesi, 21 Kasım 1938 ile 10 Kasım 1953 yılları arasında, 15 yıl süreyle Mustafa Kemal Atatürk’ ün naaşının Anıtkabir’e nakledilmeden önceki ilk defnedildiği yerdir. Bu nedenle Cumhuriyet tarihimizde önemli bir yeri vardır. İlk etnografya müzeleri 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. Doğmakta olan ve antropoloji olarak tanımlanan insan bilimleri yeni varsayımlarda bulunmak, bilgi geliştirmek, bir öğretiyi yaymak için bu kurumlardan yararlanacaklardır. Bu yeni çerçeve içinde, etnografya artık bir merak konusu olmaktan çıkmış ve diğer doğa bilimleri gibi dallara ayrılarak belgesel bir değer kazanmış ve bir öğrenme aracı durumuna gelmiştir. Bölgesel etnografya müzeleri, ülke veya bölge ölçeğinde, gelişmiş toplumların halk kültürlerine eğilir. Ulusal devletlerin kuruluşuna bağlı olarak milliyetçi duyguların uyanmasına koşut olarak, sanayinin büyümesi nedeniyle tehdit altına giren kırsal dünyaya yönelik yeni bir ilgi doğar. Ankara E...

ANKARA HACIBAYRAM TEPESİ

Resim
Anadolu’da Tarih, bir yeryüzü tanrıçası olan Ana Tanrıça ile başlamıştı. Binlerce yıl varlığını koruyan ve etkisini nesillerden nesillere aktaran Ana Tanrıça halkların mayasıydı. O, göklerde değil, yerde insanların yanı başındaydı.  Dokundukları, gördükleri, kokladıkları hayranlık duydukları her şeydi. O, sadece insanların değil; toprağın, suyun, çiçeklerin, kuşların ve böceklerin de tanrıçasıydı. Doğanın ta kendisiydi Ana Tanrıça. Bir ilkçağ çiftçisi evinin bir köşesine koyduğu Tanrıça heykelini izlerken onu görüyordu. Tıpkı bir orta çağ ermişinin aynada kendine bakarken tanrıyı görmesi gibi. Ankara denilince ilk akla gelenler Ana Tanrıça Kybele ile Friglerin ilk kralı Gordios’un oğlu Midas’tır. Ankyra’nın kurucusu olarak tanrılaştırılmışlardır. Tanrı Kral uygulamasının başlamasına neden olmuştur. Frigler ve Frigli rahipler, Midas ve Kybele’ye olan saygılarının kanıtı olarak, Kybele’nin daha önce konakladığı tepeye, bir tapınak yaptılar. Helenistik ya da sonrasında...

ANKARA ALTINDAĞ İLÇESİDİR

Resim
Ankara Altındağ’dır… Öyledir çünkü Altındağ’daki tarihi yapılar ve anıtlar Ankara’nın kent kimliğinin en önemli unsurlarıdır. Bu nedenle Ankara’yı Ankara yapan tüm değerler Altındağ’dadır.  Türkiye Cumhuriyet'inin kuruluş yıllarındaki Ankara'sının ''Gözbebeği''. İlk Meclis burada, Ankara Kalesi burada. Hacı Bayram burada, Çengel Han ve Vehbi Koç'un bakkal dükkânı bile burada. Ankara'yı tanımak için Altındağ İlçesi'nin tanınması gerekiyor. Böylelikle, Ankara'ya adını veren Friglerin ünlü kralı Midas'a kadar nostaljik bir gezi yapma olanağı da doğar.   Kente adını veren Kral Midas, M.Ö. 719-707 yılları arasında Gordion'da hüküm sürmüştür. Friglerin Ankara'da; öncelikle Hacıbayram Tepesi, Ogüst Mabedi, Hamamönü, Çankırıkapı bölgesiyle Fidanlık arasında yerleştikleri anlaşılmaktadır. İlk yerleşim merkezi olmaya başladığı yıllardan itibaren Ankara, Altındağ bölgesinde kurulur ve gelişir. Ankara Kalesi, Hacıbayram tepesi, ...