Kayıtlar

Alacahöyük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ FRİG KRALLIĞI

Resim
Frigler denince aklıma ‘’Eşek Kulaklı Midas’’ miti geliyor. Liseli yıllarımızda tarih derslerini sıkıcı olmaktan kurtarmak isteyen bazı öğretmenlerimiz senaryolar ve mitlerle derse girerlerdi. Ben de bu senaryolardan biri ile, Fethiyeli Midas ile Frigler konusunu işlemek istiyorum. Frig Kralı Gordios ölmüştür. Halk çok üzgündür. Kral Gordios, yerine geçecek kimse bırakmamıştır. Ülkenin ileri gelenleri toplanır ve kâhinlerden yardım ister. Kâhinler kehanette bulunurlar ve şu andan itibaren Gordion'a arabasıyla ilk giren kral olacaktır derler. Kehanete uygun olan ise Kral Midas'tır. Krallığı gibi yaşamı ve ölümü üzerine de mitolojiler yazılmıştır. Yaşamı boyunca acılar çekmiş olan Midas, "eşek kulaklarıyla" ve dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle ünlenmiştir. Telmessos (Fethiye) Antik inde yaşamakta olan Midas’ın Mitolojiye göre acı dolu hayat öyküsü şöyle başlar. Her nasılsa Telmessos’tan demir çemberli tekerlekleri olan bir araba ile ayrılan Midas Kral...

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ ASUR TİCARET KOLONİLERİ

Resim
Asur Ticaret Kolonileri Çağı başlangıcı aynı zamanda Anadolu’da yazılı tarihin ve Orta Tunç Çağı’nın başlangıcıdır. M.Ö.1960 yıllarında Kuzey Mezopotamya’daki Eski Asur Devleti, Anadolu ile gelişmiş bir ticaret sistemi kurmuştu. Bu dönemde Anadolu’daki çoğunluğu Geç Hattiler’in ya da yerli halkın oluşturduğu feodal şehir krallıkları oluşturuyordu.  Mezopotamyalılar, Asur’un öncülüğünde, Kuzey komşuları ile geniş ve sistemli ticari ilişkiye girdiler. Beraberlerinde Anadolu’ya yabancı olan dillerini, çivi yazılarını ve silindir mühür geleneğini getirdiler. Böylece, Anadolu M.Ö. 1950 yıllarından itibaren yazılı tarih çağlarına girmiş oldu. Tüccarlar gidiş ve gelişlerinde ulaşım aracı olarak eşek kervanları kullanıyorlardı. Anadolu’ya gelirken kullandıkları yol; Diyarbakır, Malatya, Urfa, Maraş ya da Adana’yı İç Anadolu’ya bağlayan Toros Dağları arasındaki geçitler idi. Ticaretin temelini Asur’dan Anadolu’ya getirilen kalay, keçi kılı, dokuma ürünleri, elbise kumaş...

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ TUNÇ ÇAĞI

Resim
Dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, Anadolu arkeolojik eserleri Paleolitik Çağdan başlayarak günümüze kadar, kronolojik bir sırayla sergilenmekte. Bu sergilenmeyi gördükten sonra üzerinde yaşadığım Anadolu’nun zengin tarihi beni hem şaşırtmış hem de onurlandırmıştı. Üzerinde yaşadığım toprakların arkeolojik tarihini, kısmen de olsa, anlamaya ve anlatmaya karar verdim. Geç Kalkolitik Çağ’dan Eski Tunç Çağı’na geçiş kesintisiz olmuştur. Bu iki çağ arasında yer alan kasaba ve köylerde; mimarlık eserleri, yerli geleneğe bağlı kalarak gelişmesini sürdürmüştür. Damga mühürler, idol ya da mini putlar, oval ağızlı kâseler, küre gövdeli çömlekler, iri vazolar, dikdörtgen çanaklar, küpler ve testiler yerini almıştır.  Anadolu, M.Ö. IV. binin sonu, üçüncü binin başlarında, Eski Tunç Çağına girmiştir. Anadolu’da yaşayan insanlar, bakıra kalay katarak tunç elde etmeyi ve bu alaşımdan silah, kap – kacak, süs eşyası üretmeyi başarmışlardır...

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ KALKOLİTİK ÇAĞ

Resim
Geç Neolitiğin bir devamı olan Kalkolitik Çağ, İ.Ö 5400-3000 yılları arasını kapsamaktadır. Taş aletlerin yanında bakırın da kullanılmaya başlamasından dolayı Kalkolitik Çağ olarak adlandırılmıştır. Kalkolitik Çağ da Neolitikte olduğu gibi; Erken, Orta ve Geç olmak üzere üç evrede incelenir. Erken Kalkolitik Çağ Anadolu’da, bugüne kadar tanınan en gelişmiş Erken Kalkolitik kültür Hacılarda karşımıza çıkmaktadır. Kare ya da dikdörtgen planlı, taş temelli, kerpiç yapılar düz damlıdır. Evler arasındaki dar sokakları ve yerleşmenin etrafını çevreleyen kerpiç koruma duvarı ile Hacılar bir kent görünümündedir. Bitişik düzendeki evlere geniş avludan açılan kapılardan girilir. Evlerdeki geniş mekânlarda küçük bir kutsal alan, işlik, kuyu ve çanak çömlek atölyeleri bulunmaktadır. Bu düzen, günümüzde de Anadolu’nun birçok kasabasında uygulanmakta.   Kentleşme ile geniş ve kapalı avlu uygulaması yok olmaktadır. Hacılarda, bu çağın en belirgin özelli...